
Gecen sene, yine bu zamanlarda Isvec'ten christmas icin geldigim donemde, Isvec'e bok gibi bi halde donmeden onceki son gunumde eve donerken, elimde Ali Muhiddin Haci Bekir'in kutulariyla kendimi bi anda istemeden Caddebostan Sahil'de dolmustan atmis, Saskinbakkal Sahil'e kadar yurumustum sessizce. Saskin Sahil'e gelmeden onceki kayaliklardan birine oturmus, bi sigara yakmis ve aglamadan, icim donmus bi halde icmistim sigarami. Onumde gri Marmara, adalar...hafif bi yagmur...Insanin gozunden akmaz da yas ama ici aglarmis bazen, o zaman anlamistim. Icim ezile ezile oturmustum o kayada, midemde olumune aci veren bi yumruk...
Ustunden bi sene gecti; artik o kayada oturacak da, o yumrugun acisini hissedecek halim de yok galiba. Bi an once sessizce, kimseye sezdirmeden cekip gitmek istiyorum sadece... Uc yazi oncesinde insanlarin bana sarilirken gozlerimin icine bakip "hic gitmemissin gibi" dediklerini yazmistim. Hah iste! Hic gitmemis gibi ordaydim ya ben, simdi de hic gelmemis gibi gitmek istiyorum sadece...
Ustunden bi sene gecti; artik o kayada oturacak da, o yumrugun acisini hissedecek halim de yok galiba. Bi an once sessizce, kimseye sezdirmeden cekip gitmek istiyorum sadece... Uc yazi oncesinde insanlarin bana sarilirken gozlerimin icine bakip "hic gitmemissin gibi" dediklerini yazmistim. Hah iste! Hic gitmemis gibi ordaydim ya ben, simdi de hic gelmemis gibi gitmek istiyorum sadece...
2 yorum:
:( göremeyecek miyiz?
yok canim, o kadar degil.. :)
Yorum Gönder