Bu ise girdigimden beri aldigim her egitimde karsima cikan bi kelime var: stakeholder! Turkcesine hissedar, kurumsal paydas diyebilecegimiz bu kelimeyi ilk okudugum/duydugum andan itibaren aklima, elinde kocaman kemiksiz booole pembe pembe bi et parcasi tutan birinin gelmesi peki benim gerizekaliligim mi sizce?
Hala vazgecemiyorum; simdi bi makale okuyordum da yine cikti karsima stakeholder. Ve ben yine her seferinde oldugu gibi o goruntuyu getirdim aklima, sonra da kizdim kendime "sacmalama lan" diye! Zaten evine cikarken her seferinde 48 basamagin 16'sini bitirdigimde "oh yuzde 33.3'u bitti", 32'sini bitirdigimde "oh yuzde 66.7'si bitti" deyip sona vardigimda "bing biiing iste yuzde yuuuuz" diyerek sevinen de benim.
Hem Koray ve Deniz'in eviyle benim evim arasi da 990-1000 adim arasi! Of kurtarin beni...
14 yorum:
yeni zara'dan karşıya geçip minibüs caddesine doğru yürümeye başladığında, istasyon cafe'yi geçtikten sonraki fish market'ten bizim eve yürüyüş de 1554 adım sürüyor. ayrıca ilk katta 17, ikincisinde 16 ve üçüncü katta 16 tane olmak üzere 49 tane basamak çıkıyorum eve ulaşmak için. yüzdelik olarak hesaplama gereği duymasam da, her seferinde içimden geri geri sayarak rahatlıyorum.
allah'im kurtar bu gencleri:)
ozgun abla lutfen butun gencleri harcama bu iki salak yuzunden...
ne kadar yakın oturuyomuşsunuz..
ben hiç adım saymam da senelerdir sokağımın köşesini hep aynı adımla ve aynı karoya basarak dönerim. ama tamamen şansa. belki de ordan başka türlü dönülemiyordur bi denemem lazım.
evimdeki iki kumandanın birinin 36 diğerinin 32 tuşu var; bindiğim her dolmuşta insan sayısı değişse de ien binen her kişide ben tekarr sayıyorum... bu ne ya yalnzı değilmişim çok mutlu oldum da ne bu yani kim açıklayacak bu sayma manyaklığını???
lale,sadece ilk 2 yorumcu icin yapmistim o yorumu ama liste giderek buyuyor!!!
buyusun buyusun ben seviniyorum. ben kendimi deli zannediyodum, bunlari okuyunca moral oldu. bu ne yaa, hakkaten deli bunlar..
sabah L.'nin yorumunu okuyunca "senin ağzını yırtarım hooşt!" yazacaktım, meğerim lâle'ymiş görüyor musun. lâle senin ağzını yırtmam, ama deli olsam yırtabilirdim. en son görüşmemizde boynunda olan kolyeyi ver, kapansın bu iş.
ilgiyle takip ediyorum herkesleri... olay kontrolumden cikmistir sayin seyirciler.
hangi kolye ki o?
hatırlamıyorum ama çok güzeldi. neyse canım sen gönlünden kopan bir taneyi ver işte, zaten geçenlerde yirmi altı buçukuncu doğum günüm vardı.
oh oh oh pek güzel pek güzel.. ilerde kendi yerimi açtığımda hepinizi beklerim arkadaşlar.. (göremiyorsunuz ama şu anda gözlerimde dolar işaretleri var:P)
neyse ipek'cim senin isine yarayacaklar en azindan:)
bence de steak.. budur olay..
Yorum Gönder