Gece 11bucuk itibariyle camasir makinesi calistirmis insanim, alt komsum dayak atmaya gelse yeridir. Zaten camasir makinesini calistirmadan once dus aldim, dusumu alip makineyi calistirdiktan sonra da gece yarisini gectigi gibi bulasiklari yikamaya basladim. Su gider guldur guldur durumlari mevcut gecenin bi korunde. N'apayim; 11 gibi dondum eve fitness salonundan, uykum da yok, anca boyle ayarlayabildim. Yarin ve Cumartesi camasir yikamaya firsatim olmayacak cunku, e sali aksami zaten evden cikacagim Istanbul'a gitmek icin. Kafamdakileri yetistirebilmem icin bunu yapmam gerekiyordu. Gecenin 2'sinde delirerek son asamaya gecen camasir makinemin sesi ve titresimleri icin simdiden ozur dilerim. Eger alt katta birileri yasiyorsa tabi, ondan da supheliyim zira.
Fitness salonunda siz deyin insan azmani ben diyeyim aygir, oyle boyutlari buyuk bi cocuk var. Cocuk, adam, genc... Neyse yani. Hayir Hollanda ahalisi zaten iri! Yani kadini erkegi masallah yilda 5000 litre sut tuketimi ve sahip olduklari DNAlar sonucu accik enine boyuna!Bu ustune bi de omrunu orada gecirmis sanirim ki neresinden baslayip neresinde bittigini anlayamiyorsun... Ve de bu fitness salonunun agasi benim triplerinde kendisi. Yeni fitness yapmaya baslamis ciliiiiiz genclerin ozene ozene yanina gidip kanka olmaya calistiklari bi tip! Bugun saydigim 14 kisinin elini sikti ki benim saymadiklarim ne kadardir bilmiyorum. Sonra surekli oraya gelen iki tane de Turk cocuk var, oylesine manyak bi sekilde Hollandaca Turkce karisimi bi dil konusuyorlar ki yakinlarinda bi alette bi seyler yapiyorsam midem bulaniyor resmen. Bole hobada hobada dilden dile gecilir mi guzel kardesim?? Cumleden cumleye falan degil, adeta kelimeden kelimeye degistiriyor dili ikisi de. Ustlerindeki Trabzonspor formalari ise sahane zaten, yemesin yaninda yatilsin cinsinden.
Bu arada ben de olanca spor nefretime ragmen elimden geldigince yapmaya calisiyorum bi seyler. Yag oranim yuzde 16.2'ye dusmus, 2,4 kilo vermisim falan... Stefancigim "devam et devam et, sabirli ol" ogutleri verdi ve su ana kadar katilmadigim grup egzersizlerine de "tembellik etme, katil onlara da yavastan" diyerek uyardi beni. Artik Istanbul'dan sonra valla; yedigim kebaplari, ictigim rakilari oflaya puflaya cikarmaya calisirim bunyeden.
Yeni isyerinde mutlu mesut durumlar devam ediyor, bugun ogle yemeginden sonra golun etrafinda yuruyus yaptik.. Bi hosumuza gitti bi hosumuza gitti... Anlatamam. Dun de competence managerimla toplantim vardi, o da guzel gecti. Istanbul'dan dondukten sonra gorevlendirecegim projeden falan bahsetti biraz, proje simdilik cok kafama yatti. Umarim keyifli keyifli calisirim. Cok calismaktan bi sikayetim olmaz da calistigim isin bayik olmasindan delirebilirim. O yuzden de gordugum kadariyla cok calissam da gocunmayacagim bi proje, bakacagiz artik.
Yarin Cuma, endlich wochenende! Ne muhtesem bir duygu. Cumartesi Utrecht'e Frans'in evine gidiyoruz yemeye icmeye. Feri'yle gitmistik iste en son, neredeyse bir ayi gecmis. Gidelim, yiyelim, icelim, sarhos olalim, eglenelim. Pazar da Deniz'in deyimiyle mih mih otururuz evde.
2 yorum:
Utrecht miii... olur da benim bayıldığım o kanal kenarına giderseniz bi tur da benim için at, bak özendim şimdi :)
:) Yok valla Fericim, Utrecht'in gayet alakasiz bi yerinde oturuyordu kendisi. Ben bi ara o senin cok sevdigin yere gidersem bi tur da senin icin atarim tabi askolsun.
Yorum Gönder