Cuma, Mayıs 01, 2009

Istanbul...Yeniden...

Tek anladigim sey su: cok daha iyi geldim bu sefer... Halim daha iyi, moralim daha iyi, mutlulugum daha iyi... Mahallemi ozlemisim, Senesenevleri'nin agacli sokaklarini, o mahalle hallerini, o guzel Cadde'yi... Ailemi....

Surpriz yaptim anneme babama, bilmiyorlardi gelecegimi. Lale beni ve ablami bizim apartmanin kosesine biraktigi zaman ablamin telefonu sonucunda balkona cikan babamin donup kalmasini unutmayacagim... Annemin o saskin halini, ikisinin sevincini... Ne de guzelmis aile denen sey, biraz da onu anlamis oldum belki.

Kucuklugumun, ergenligimin, yetiskinligimin odasinda uyurken sukretmek cok guzeldi dun gece. Hala benim odam, hala benim yatagim burasi... Hala ben kokuyor bu oda. Insan 27 yasinda da olsa hala evin kucuk oglu hissediyor iste kendini. Eve geldigimde annemin kizarttigi patlicanlari koklamak da cok guzel, " sana karniyarik yapacagim" demesi de...

Ben biraz daha buyumusum sanirim, biraz daha adam olmusum. Sevindim kendi adima....Sevindim buyudugume... Bi de bildigim tek sey var; Aralik'ta degil Nisan'da gelmek lazimmis Istanbul'a. Istanbul'un o bahar sicakligiyla yaza donmeyen serinligi arasinda... Her sey boyle daha guzel sanki.

3 yorum:

silgi dedi ki...

ya bu araba neden kavun kokuyor?

Herbert dedi ki...

Bi de hoşgeldin de bu yağmuru sen mi getirdin. Öyleyse ağzımı bozmak üzereyim.

rober koptaş dedi ki...

yav,
sen buyumussun de, ben yaslanmisim anlasilan.
yoksa niye gözlerim dolsun.